Yassıada Nerede
Demokrasi ve Özgürlükler Adası ya da önceki adıyla Yassıada veya Plati (Yunanca: Πλάτη Pláti), Marmara Denizi'nde İstanbul'a yakın küçük bir adadır. Biri sivri, diğeri yassı görünümlü olan, birbirine yakın iki metruk adadan yassı olanıdır.
Yassı Adaya nasıl gidilir?
Demokrasi ve Özgürlükler Adası ya da önceki adıyla Yassıada veya Plati (Yunanca: Πλάτη Pláti), Marmara Denizi'nde İstanbul'a yakın küçük bir adadır. Biri sivri, diğeri yassı görünümlü olan, birbirine yakın iki metruk adadan yassı olanıdır. Yassıada nerede hangi ilde?
Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na sadece deniz yoluyla ulaşım sağlanabiliyor. Demokrasi Adası'na Kadıköy İDO İskelesi'nden her Cumartesi ve Pazar günü, saat 10:00'da sefer düzenleniyor. Ayrıca Demokrasi Adası'ndan her cumartesi ve pazar günü, saat 16:00'da Kadıköy İDO iskelesine dönüş seferleri yapılıyor. Yassıada ziyarete açık mı?
Yassıada Hangi İlde Bulunur? Marmara Denizi'nde İstanbul'a yakın bir ada olan Yassıada, idari olarak da İstanbul'a bağlıdır. Bu doğrultuda, belediye hizmetleri de adaya İstanbul'un ilçe belediyelerinden biri olan Adalar Belediyesi tarafından götürülür. Yassı adada neler var?
Demokrasi ve Özgürlükler Adası ziyaret saatleri
Ada, pazartesi hariç her gün saat 10.00 ile 16.00 arasında ziyaret edilebiliyor. Yassıada vapur seferleri nereden kalkıyor?
Büyük bir değişim geçiren Yassıada'da 125 odalı otel, 600 kişilik konferans salonu, 1200 kişilik bir cami, müze, sergileme alanları seyir terasları da bulunuyor. Adada ziyarete gelecek vatandaşların kullanabileceği kafeterya ve restoranların bulunacağı da öğrenildi. Yassı adaya vapur var mı?
Ayrıca Demokrasi Adası'ndan her cumartesi ve pazar günü, saat 16:00'da Kadıköy İDO iskelesine dönüş seferleri yapılıyor. Yassıada olayı nedir?
Böylece ada haftanın dört günü tatilcilerle şenlenecek. İzdeniz tarafından başlatılan yeni uygulamayla Cuma günleri Karşıyaka'dan sabah saat 09:00'da hareket edecek olan vapur, saat 09.30'da Konak'tan alacağı yolcuları Yassıcaada'ya ulaştıracak. Demokrasi adasında neler yapılır?
27 Mayıs 1960 darbesinin ardından, cunta yönetimi tarafından Türkiye Cumhuriyeti 23. Hükümeti başbakanı Adnan Menderes'e ve Zeynep Kamil Hastanesi Başhekimi Dr. Fahri Atabey'e, "yeni doğmuş gayri meşru çocuğu öldürmek ve bu suça azmettirmek" gerekçesiyle açılmış davadır.